MİNA DERNEĞİ GELENEKSEL YAZ ŞENLİĞİ’Nİ BAHÇEDE KUTLADI

Mina Derneği 4. Yaz Şenliği’ni bahçede kutladı

Hüseyin İşlek / Berlin

Engelli insanlar ve ailelerine yönelik çalıșmalar yapan Mina Farklılıǧı Yașa Derneǧi (Mina – Leben in Vielfalt e.V.) 4. Yaz Şenliğini Ağustos ayının son günlerinde Başkonsolos R. Olgun Yücekök’ün de katılımıyla “IBBC e.V.”nin bahçesinde kutladı.

YILDIZ YORULMAZ AKGÜN: “KORONALI GÜNLERDE BU BAHÇEYİ KULLANMAK BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR AVANTAJ OLDU”

Kentin Britz semtindeki bahçe, Mina Derneği’nin yöneticileri ve gönüllü aileler ile şenlik öncesi baştan aşağıya temizlenerek, dezenfekte edildi. Şenliğin düzenleyicilerinden Mina Derneği Projeler Yönetimi Sorumlusu Yıldız Yorulmaz-Akgün, “Geleneksel olarak düzenlediğimiz bu dördüncü yaz şenliğimiz maalesef Koronalı günlere denk geldi. Ama ‘Sonnengarten’ dediğimiz yaz bahçemiz şenlik öncesi, biz yöneticiler ve gönüllü aileler bir gün öncesinden gelerek bahçeyi sildik, süpürdük ve her tarafını temizledik. Tuvaletlere, mutfağa ve bahçenin her köşesine dezenfektanlar koyduk. Amacımız hem bizlerin, hem çocuklarımızın, hem de tüm katılımcıların güvenliğini en yüksek düzeyde tutmak. Ayrıca gönüllü ailelerin her etkinliğimizde evlerinde hazırlayarak getirdikleri yemek uygulamasını da bu yıl güvenlik açısından yapmadık ve güvenilir bir restorandan herkese yetecek kadar yemek ısmarladık. Konuklarımıza paketler halinde ikram edeceğiz. Etkinlikte görev alan bütün görevliler maskeleriyle hizmet sunacak. Biz burada genelde hafta sonlarını aileler ve çocuklarımızla geçiriyoruz. Tiyatro ve diğer gruplarımız toplanıp provalarını ve çalışmalarını burada yapıyor. Bilhassa Koronalı günlerde bu bahçeyi kullanmak bizim için büyük bir avantaj oldu. Bu etkinliğe ailelerimiz gururlansınlar, onurlansınlar diye Başkonsolosumuz Olgun beyi de davet ettik, sağolsunlar bizi kırmayıp davetimize icabet ettiler” dedi.

Mina Derneği Yönetim Kurulu’ndan İlknur Gümüș’ün “Çok büyük onur duyduk, hoşgeldiniz ve şeref verdiniz” diyerek aileler ile çocuklarına tanıttığı Başkonsolos R. Olgun Yücekök de konukları selamdığı konuşmasında, “Sizleri bir arada görmekten ve tanışmaktan çok memnuniyet duyuyorum. Takvimime bakıyorum 3 gün sonra ben Berlin’e geleli tam 1 yıl olacak. Güzel bir bir yıl geçti. Sizlerin sayesinde kendimi evimde hissettim. Buradaki nüfusunuz 350-400 bin civarında, bu da Berlin’in onda biri demek, yani sokaktaki 10 kişiden biri Türk demek. Türkiye’deki illerin listesine bakıyorum, ülkemizdeki Türk nüfusu, Berlin’deki Türk nüfusundan daha az 20 ilimiz var, dolayısıyla orta boy bir vilayet nüfusundasınız. O da buranın güzelliği, rengi ve kente katkısı. Ekonomi ve sosyal hayatta onların izlerini memnuniyetle görüyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor. Mina Derneği, sağ olsunlar beni Berlin’de ilk ziyaret eden sivil toplum kuruluşlarından birisiydi. Çok da güzel çalışmalar yapıyorlar, kendilerini bu çalışmalardan dolayı kutluyorum. Böyle bir çalışma içinde olmak, bir arada olmak, her zaman son derece kıymetli ve önemli. Bu yüzden Mina Derneği’nin çalışmaları da bizim için, başkonsolosluğumuz için son derece kıymetli ve önemli. Kendilerini memnuniyetle takip ediyoruz.

Ben de bu daveti alınca hemen katılmak, sizleri görmek istedim. Benim ailemde de engelli kuzenlerim var. Dolayısıyla hayatın rengini ve zorluklarını birebir gözlemlediğim için, anlayabiliyorum da sizleri. Dayanışmanız çok güzel ve umut verici. Birlikte güzel şeyler yaptığınızı ve başardığınızı da biliyorum. Bize düşen vazife, sizlerin hayatınızı ne kadar kolaylaştırabilirsek o kadar mutlu olmak için elimizden geleni yapmak. Dernek yönetiminiz de bizlere yaptıkları çalışmaları, bizim alanımıza giren konuları, sıkıntıları aktarıyor. Bizler de onlara çözüm bulmak için samimiyetle çalışacağız. Başkonsolosluk sizin eviniz, başkonsolos olarak ben sizlerin sancak nöbetçisiyim. Dört yıllık nöbetin bir yılını geride bıraktım, üç yıl daha görev sürem var. Maksat o sancağı hep en yukarıda tutmak. Bu kapsamda sizlerin ihtiyaçlarına dönük, ama Türkiye’de ama burada yerel Alman makamları ile olsun yapabileceğimiz ne varsa onu memnuniyetle sonuna kadar yaparız. Bütün işleriniz rast gitsin, her şey gönlünüzce olsun. Ailelerinizle birlikte mutlu ve sağlıklı olun. Hepinize güzel günler ve keyifli eğlenceler diliyorum.”

“Yaz Şenliği”nde daha sonra yiyecek ve içecek dağıtımına ve eğlencelere geçildi. Tiyatro Grubu annelerinden Nejla Yoloğlu’nun emekleriyle geniş bahçede kurulan eğlence alanında çocuklar ve çocuk kalan aileleri gönüllerince doya doya eğlendiler. Bir ara Başkonsolos Yücekök bile çocukluk anılarına giderek, köpüklü sabundan yapılan özel su ile baloncuklar uçurmayı denedi.

Berlin Klâsik Türk Müziği Korosu’nun başkanı Selahattin Doğan gitarıyla şarkılar seslendirirken, Evren Can Kaman (ud), Mustafa İşmen (keman), ritim sazıyla Ender Demir’in ve sesiyle koronun saymanı Talip Gözdereliler’in eşlik ettiği Mina Derneği üyelerinden kurulu özel koro da “Bir garip yolcuyum hayat yolunda”, “Elbet birgün buluşacağız”, “Dudaklarımda arzu kollarımda yalnız sen”, “Kadehinde zehir olsa” gibi Türk müziğinin en güzel eserlerini söylediler. Yaz şenliği sazların çaldığı oyun havaları ile devam ederken, Mina Derneği’nin yöneticileri, aileler, çocukları ve konuklar karşılıklı oynayıp, göbek atarak günün ilerleyen saatlerine kadar gönüllerince eğlendiler.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*