“MAVİYE ÇALAR RENGİN” BAVUL’DA OKUYUCUSUYLA BULUŞTU

Şair yazar İsrafil Yıldızkan öğrencilik yıllarında başladığı edebiyat ve şiir sevdasını ikinci kitabı “Maviye Çalar Rengin” ile taçlandırdı.

Hüseyin İşlek / Berlin

32 yıldır Berlin’de yaşayan, Berlin Kültürler Köprüsü Derneği’nin (Literatur Kunst und Kultur Brücken Berlin e.V.) kurucu başkanı şair yazar İsrafil Yıldızkan 18 yıl aradan sonra ikinci şiir kitabı “Maviye Çalar Rengin”i okuyucusuyla Bavul Kunst und Kultur Cafe’de buluşturdu. 1988 yılında Berlin’e gelen, o yıllarda Türk Alman Televizyonu TD1’de bir buçuk yıl kadar kameraman olarak çalışmış. Daha sonra dört yıl kadar çeşitli işlerde çalışan ve süresiz çalışma iznini alan İsrafil Yıldızkan 1992 yılında bir kamu kuruluşu olan “Kassenärztliche Vereinigung Berlin” kurumunda memur olarak işe başlamış ve halen orada görev yapmakta.

Yıldızkan’ın kitabı ağırlıklı olarak şiir olmakla beraber öykü, anı ve haiku gibi edebiyatın çeşitli dallarından örnekler veriyor. “Maviye Çalar Rengin” ismini kitaptaki aynı adlı on bölümlük şiirden almış. Bavul’da Türk ve Japon edebiyatından örneklerle “Merhaba” diyerek sözlerine başlayan, “Bugün dünyadaki bütün olumsuzluklara ve Korona’ya rağmen tanıtıma gelmeniz beni çok onurlandırdı. Bugün amacımız sizlere sadece benim şiirlerimi okumak ve paylaşmak değil, can dostlarla, şiirler, yürekten gelen ezgiler ve türkülerimiz eşliğinde anlamlı bir edebiyat günü yaşatmak ve güzel bir dinleti sunmak” şeklinde sürdürdü.

“Maviye Çalar Rengin” benim ikinci şiir kitabım.

Konuşmasına “Maviye Çalar Rengin” benim ikinci şiir kitabım olmakla beraber, bu kitaba sadece şiir kitabı denemez. Zira içinde ağırlıklı olarak şiir olmakla beraber, anılar, öyküler ve Japon Edebiyatı’nın geleneksel şiir örneklerinden “Haiku”lar da var. Haiku, 16. yüzyılda güncel konuları işleyen ve halen de kullanılan sadece üç dizeden oluşan ve 17 hece kalıp ölçüsü ile yazılan, bizim atasözlerimize benzer bir şiir türü. Kitabımda 40 kadar Haiku’ya da yer verdim. Kitapta mezunu olduğum Artvin Öğretmen Okulu’ndan anılarım ve çocuklarla ilgili mini tekerlemeli bir masal da var, onları da unutmadım.” diyerek devam eden Yıldızkan burada sevdalısı olduğu mavi renkten esinlenerek kaleme aldığı “Maviye Çalar Rengin” adlı şiirinin son üç kıtasını okudu.

Şiirde yaşamı ve insanı ele alıp eleştirel şekilde yaklaşan ve biraz da öz eleştiri yapıp, inançlardan da söz ederek geniş bir yelpazede yaşamı sorgulama temasını işlemiş sanatçı. Yıldızkan’ın seslendirdiği şiire bağlamasıyla Berlinli müzikseverlerin yakından tanıdığı sanatçı Seçkin Karasu da sazıyla eşlik etti. Şiirin ardından Karasu’nun mini konseri başladı.

Seçkin Karasu’dan mini konser

Seçkin Karasu bu bölümde, “Sana olan sevdamdandır bilesin”, “Bekle bizi İstanbul”, “Öyle hüküm buyurmuşlar tanrılar divanında” ve “Bilmem söylesem mi? Söylemesem mi?” adlı halk ezgilerini hem çaldı, hem seslendirdi. Yıldızkan mini konserin ardından kitabından “Kırmızı” adını verdiği özgün şiiri ile kendi yapıtlarından örnekler sundu ve “Haiku”lar okudu. Etkinliğin bir sonraki bölümü değerli bağlama üstadı Cem Çelebi’ye ayrılmıştı.

Bağlama üstadı Cem Çelebi sunumuna güzel bir Pir Sultan deyişiyle başladı

1,5 yıldır Berlin’de yaşayan ve müziğe 5-6 yaşlarında bağlama çalma sevdası ile başlayan Cem Çelebi aslen Ordulu. Konservatuar eğitimine kadar olan ilk dönemlerinde, Türk Halk Müziği ozanlarını ve yorumcularını dinleyip analiz ederek müzik alt yapısını oluşturmuş, bu dönemde okul korolarında ve değişik etkinliklerde icracı olarak görevler almış bir sanatçı. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’nde Klâsik Türk Müziği ve Batı Müziği eğitimi almış ve konservatuarın birçok etkinliklerine icracı olarak katılmış değerli bir bağlama üstadı. Çelebi seslendirdiği “Uyur idik uyardılar”, “Mihnet eylemem”, “Acem kızı” ve “Gönül dağı” adlı eserlerle etkinliğe katılanların yüreğinde derin izler ve güzel anılar bırakarak yer alacak sanıyorum.

Fadime’nin “Merdi”si (Merdali)

İlk şiir kitabı “Bir Tutam”ı 2002 yılında yayımlanan İsrafil Yıldızkan’ın “Maviye Çalar Rengin” adlı kitabının tanıtımına çok sayıda konuk ve davetli katılırken, ilk gözüme çarpanlar arasına şair İrfan Erdem, Ali Koçak ve Semra Isparta’yı sayabilirim. Türk Halk Müziği konserleri düzenleyerek, zaman zaman kendisine türküler seslendiren değerli dostum Ali Haydar Arduç da konuklar arasındaydı.

İsrafil Yıldızkan etkinliğin son bölümünde Almanya’ya işçi göçünün öncülerinden ve ilklerinden olan kayınpederi Merdali Bayraktar’ın yazdığı hayat hikayesini paylaştı konuklarıyla. Merdali’nin hayat hikayesinden bir bölüm okuyan Yıldızkan, “Merdali ekmek parası için Zonguldak’a madende çalışmaya gider. Kazancı aileye çok büyük katkı sağlamasa da hiç yoktan iyidir. Bir yıl sonra köyüne döndüğünde Avrupa’ya işçi alınacağı haberi onu heyecanlandırır ve müracaat eder. İlk kafile ile Belçika’ya daha sonra Berlin’e gelir Merdali.” der hikayesini duygusallıklar içinde paylaşan İsrafil Yıldızkan ve “Biraz para biriktirip, döneceğim diye gelinen Berlin’den cansız bedenini çocukları ve biricik aşkı, uğruna 7 yıl beklediği Fadime eşliğinde döner, köyüne, topraklarına 2017 yılında. Rahat uyu ismin gibi mert olan delikanlı Merdali.”

İsrafil Yıldızkan konuklarına kitap imzaladı

Şair yazar İsrafil Yıldızkan “Maviye Çalar Rengin” adlı kitabının tanıtım etkinliği sonlarına doğru Türk Halk Müziği sanatçıları Seçkin Karasu ve Cem Çelebi’nin dost telinden Anadolu ezgileri eşliğinde kitap imzalayarak tüm konuklarına tekrar tekrar teşekkür etti. Etkinlik daha sonra dost sohbetleriyle devam etti.

İsrafil Yıldızkan kimdir?

İsrafil Yıldızkan 1961 yılında Ardahan‘da doğdu. İlk ve orta okulu köyü Yalnızçam’da okuduktan sonra öğretmen olma hayalini gerçekleştirmek için devlet parasız yatılı okulu sınavlarını kazanarak Artvin Öğretmen Okulu’na girdi ve 1978’de bitirdi.

1979 Ankara Spor Akademisi’ne kayıt yaptırdı, fakat siyasi nedenlerden yarıda bıraktı. Bir dönem geçici öğretmen olarak ilkokul ikinci sınıfına ders verdi. 1980 sonrası zorunlu olarak askere gitti. Sonrasında Maliye Bakanlığı bünyesinde icra memuru olarak göreve başladı ve ancak kısa bir süre sonra memurluktan ayrıldı. Maliye bünyesinde yeniden eğitim olanağını yakalayınca öğretmenlik hayalinin yerini icra memurluğundan kurtulup yönetici pozisyonuna geçmek için yüksek öğrenimini bu yönde tamamlayıp, tam Mal Müdürü olarak atanacakken maliyeden istifa edip 1988’de Berlin’e geldi. Berlin’de Türk Televizyonu TD1’de bir buçuk yıl kadar kameraman olarak çalıştı. Toplam dört yıl kadar çeşitli işlerde çalıştı ve süresiz çalışma iznini aldıktan sonra, 1992’de bir kamu kuruluşu olan “Kassenärztliche Vereinigung Berlin” kurumunda memur olarak çalışmaya başladı ve halen orada görev yapmakta.

Bu süreç zarfında edebiyattan hiç kopmadı ve 2002’de ilk şiir kitabı “Bir Tutam”ı yayınladı. Şiirleri birçok edebiyat dergilerinde yayınlandı ve normal çalışma yaşamının dışında birçok sosyal projede yer aldı. Gönüllü sosyal çalışmalarının yanı sıra 2011’de “Dans-ı Masal” ismiyle bir folklor grubu ve 2012’de Alman dostlarıyla “Impronauten” ismiyle bir doğaçlama tiyatro grubu kurdu ve halen amatör olarak çalışmalarını sürdürmekteler. Yıldızkan ayrıca “Berlin Kültürler Köprüsü Derneği”nin de (Literatur Kunst und Kultur Brücken Berlin e.V) başkanlığını yürütmekte. 32 yıldır Berlin’de yaşamını sürdüren İsrafil Yıldızkan evli ve iki çocuk babasıdır.

Fotoğraflar: Hüseyin İşlek ve Münir Bağrıaçık / DieGazete.de

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*