KEMAL KOCATÜRK: “ÇOK CİDDİ ÇALIŞMALAR BİZİ BEKLİYOR”

Hüseyin İşlek / Berlin

Bu yılın ocak ayı başlarında duyulan ve mart ayından sonra başkent Berlin’deki yaşamı da zorlaştıran Koronavirüs salgını hiç şüphesiz, konserler, sinema, tiyatro ve marketler ile gastronomi dalındaki işyerlerini olduğu gibi spor oyunlarını, çeşitli toplantılar ile sanat ve kültür etkinliklerini de yapılamaz ve yürütülemez hale getirdi ve birçok yerde eyalet hükümet kararları ile durduruldu.

Koronavirüs salgını günlerinde 72 yaşında biri olarak ben de fiziki mesafeye dikkat ederek ve maskemi takarak, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmadan “HAYAT EVE SIĞAR” ve “WIR BLEIBEN ZUHAUSE” diyerek, evimde kalmaya özen gösterdim.

Mayıs ayı ortalarından sonra koşullar biraz yumuşatılınca, değişik branşlardaki dostların, firma ve işyerlerinin Korona salgın günlerinde neler yaptığı, neler üzerine çalıştıklarını, üretimlerini öğrenmek ve sizlerle paylaşmak için gerek telefonla, gerek yüzyüze söyleşiler yapmaya çalıştım. Değerli kardeşim Kemal Kocatürk ve ailesi de bu zor koşulları yaşayanlardan. İstedim ki böylesi üretken bir sanatçı ailesi, evde kaldığı günlerde neler yapar, günlerini nasıl geçirir. Haydi buyurun sorularımı nasıl yanıtlamışlar birlikte öğrenelim.

KOCATÜRK AİLESİ

İ.B. Şehir Tiyatroları’ndan 2016 yılının Kasım ayında Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla haksız yere uzaklaştırılan ve Türkiye’deki 35 yıllık tiyatro geçmişini zorunlu olarak arkasında bırakarak, ailesiyle birlikte 4 yıl önce başkent Berlin’e yerleşen, Türkiye’nin önemli tiyatrolarında oyunlar yönetmiş, yazmış ve oynamış usta tiyatro sanatçısı Kemal Kocatürk ve besteci müzisyen eşi Ayça Kocatürk ile “Korona Günleri Söyleşisi”.

Kemal Kocatürk:

Korona günleri, herkes gibi bizi de endişeyle evlerimize kapadı. Henüz yeni göçmenler olarak, zaten oldukça zor koşullarda Berlin’e göç etmiştik, tam yeni yeni kendimize gelmeye başlarken, bu zorlu süreç önümüze kocaman bir bariyer oluşturdu. Türkiye’den Berlin’e kendimizle birlikte tiyatromuzu, tiyatro ve müzik atölyemizi de taşımıştık. Tiyatro ve müzik atölyemiz, çocuklar, gençler ve yetişkinlerle iki yıldır çok güzel çalışmalar yapıyor ve de gittikçe de öğrenci sayısını arttırıyor. Tiyatro Kumpanyası da, son üç sezondur varlığını Berlin’de sürdürmekte. Bu bağlamda, Türkiye’de olan biten ile ilişkili olsa da ekonomik olarak varlığını Berlin seyircisine borçlu. Salgın döneminde dünyadaki her tiyatro gibi biz de perdemizi kapatmak ve var olan oyunlarımızı iptal etmek, derslerimize de ara vermek zorunda kaldık. Ama bu zorlu dönemi yine de ayakta kalarak sürdürmeye çalışıyoruz.

Ayça Kocatürk:

Pandemi günlerinde yine de boş durmayıp, ben piyano derslerimin bir kısmını evden online dersler şeklinde yapmayı sürdürdüm. Bunun dışında da zorunlu olarak evde kalmamız gereken zamanı, yeni projelerimizin üretimiyle geçirdik. Bir yandan müzik enstrümanlarını tanıtan YouTube programları yaptık, bir yandan da Bach ve Beethoven’ın hayatlarını ve eserlerini konu alan belgesel müzikli oyun şeklinde projemiz üzerine çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Eğer hayat yeniden normale dönebilirse bizler de yeniden sahnedeki projelerimizi seyircilerimizle buluşturmak için hazır halde olmalıyız diyerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Kemal Kocatürk:

Aynı şekilde düşünerek, üniversiteli gençlerle başladığım “Can Tarlası” oyunumun ön çalışmalarını online şekilde tamamladık ve çok yakında sahne üzerinde çalışmalarımıza başlamayı planlıyoruz. Bunun yanı sıra, “Büyüklere Küçük Prens Fantazisi” adıyla uyarladığım oyunun çalışmalarına ara vermiştik, o da sanırım ağustos ayında provalara yeniden başlayabilecek. Bu durumda eğer hayat normale dönerse ki dönmeli, önümüzde çok ciddi çalışmalar bizi bekliyor. Bunlara ek olarak, çocuklar, gençler ve yetişkinlerle yaptığım tiyatro atölye çalışmaları eski öğrencilerimle devam ederken, yeni öğrencilerimiz için yeni dönem kayıtlarına da başladık. Pandemi döneminde atölyemizi kira dolayısıyla bırakmak zorunda kaldık ama Kotti e.V. bünyesindeki Mosaik salonu bize kapılarını açtı ve artık Berlinli tiyatroya gönül verenleri yeni dönemde Oranienstr. 34’teki Familien Garten’ın üstünde bulunan Mosaik salonunda ağırlayacağız.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*